öylesine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öylesine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2012 Çarşamba

Beni yaz

Seviyorum başkası için sevinebilme yetisini.  Hiç bir menfaati yoktur senin mutluluğundan başka.  Ama gelir, öyle bir durur ki sevincinin yanında. Böyle büyük gülümseyişler, ışıltılı sevinmeler... Katlanır neşen. İnsan güzel, dedirtiyor kimi insan. 







27 Haziran 2011 Pazartesi

3 Haziran 2011 Cuma

ikindi üzeri

Acıları bırakmıyor ya insan bazen. Acı geçiyor insandan da, insan acıdan geçmiyor ya...
Galiba hikayesizlikten. En büyük hikayesi acı olunca insanın, peşini bırakmıyor acının.
Yoksa silikleşecek varlığı, alemde yer kaplayamayacak. Yayıyor acısını, büyütüyor,
kanatıyor kabuklandıkça...kendisini var kılıyor. Hıçkırık dahi olsa gelen, ses
geliyor ya karşı dağdan... Bilmiyor başka yolunu kendine dokunmanın,
acıtıyor. Sonra diyor ki,
ah, çok acıyor.



.


Sezen dinlemek beni tarifsiz bir hüzne bırakıyor. Unuttuğum günlerin gölgesi duvarlara vuruyor.
Kaçma benden diyor hayat, gel kaynaşalım.


bahçende çocuklar vardı,
çocuğundan öptüm seni

31 Mayıs 2011 Salı

özgürleş benimle


Maniye girmenin en keyifli yanı bu. Düşünmek zaman kaybı. Böyle, meyilli bir yeşillikte, pedalları boşa alıp uçar gibi akıp gitmek işte hayattan. Evet; çarpar, düşer, kanar insan...da...ne zaman olmuyor ki bunlar. İnsan çarpsın, düşsün, kanasın, sonra kalksın, bir daha tırmansın, kendi hikayesini yazsın diye var. Hikayemde çarpışma olmasın derken hikayen olmayacak, haberin yok. Bu da mevzunun seyirciden çıkıp konuşmacıya döndüğü yerdir. E ben gülerim kendime.

29 Nisan 2011 Cuma

başka bir masalda kalıyor aklım

ve birgün, karşılaşır 31 yaşımla 16 yaşım...

Ali Kocatepe - Seni Düşünüyorum Kadınım

16 Nisan 2011 Cumartesi

Ma'am

Hayat,

Dokunmaya kıyamayanların zamanından yazıyorum sana bu satırları.
Bittik biz. Sizin yolunuz açık olsun.

Orman kenarına serili gomar yaprakları altında dinlenin bizim için.
İçinize biraz gökyüzü çekin. Bir çeşmebaşı ferahı doldurun göğsünüze.
El, yüz, diz toprak.
Sonrası, sefa üzere.


Karmete - Nayino

15 Nisan 2011 Cuma

I took what's mine by eternal right

I still hold your hand in mine when I'm asleep


as you move on, remember me, remember us and all we used to be



James Blunt, Goodbye My Lover

5 Nisan 2011 Salı

5 Mart 2011 Cumartesi

I miss mattering


Yorgunum.



Öfkeliyim.

Kalbim kırık.

Korkuyorum.

Ne yapacağımı bilmiyorum.

Kendimi hiç iyi hissetmiyorum.

Biri bana 'her şey yoluna girecek' desin ve inanayım istiyorum.

Hayal kırıklığına uğradım ve bununla nasıl halleşeceğime dair hiçbir fikrim yok.

Endişelerimi kontrol altında tutmak için kullandığım yöntemler şu an işe yaramıyor.





Tüm bunlar yerine

Aslında meselenin sadece yorgunluk olmadığını fark etmeden

Meselenin sadece yorgunluk olmamasının bana verdiği yorgunluğa dayanarak

Kısaca, yorgunum, diyorum.

Bugün herşeyi elime yüzüme bulaştırdım yerine yorgunum derken fark ettim.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Gondola

...
çünkü dünyanın bir yerinde,
biri,
hayatının en güzel gününü yaşadığına inanarak çekiyor içine zamanı.

7 Şubat 2011 Pazartesi

kûn


Bir kez başlayınca bir yerde, bir daha hiç durmuyor sevmek.
Farklı biçim ve şiddette; gizli, usul, aşikar...
...devam ediyor var olmaya.
Galiba.

31 Aralık 2010 Cuma

finding home


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin.
CSüreya

26 Aralık 2010 Pazar

2 x 3 = 4

Bir yaz bahçesinden koparılmış gibi. Terli, nefes nefese, gün batımını görmekte kararlı. Birbirini kovalayan bisiklet pedalları. Toprak yolda toz bulutu. Akran cıvıltıları. Kısacık su/tuvalet molası. Çabuk geeeeeeel! Yakar top seni yaktı. Birim. Ebe!

30 Kasım 2010 Salı

deep purple


hayat güzel olsa
hayatı güzel kılsam
nasıl düşünürsen öyle olur diyenlere inansam
güzel düşünsem
güzel olsa
katran moru çiçekler
beyaz panjurlar üzerinde
nasıl güzel durursa
hayat öyle güzel olsa.

katran moru çiçekler, beyaz panjurlar üzerinde...

29 Kasım 2010 Pazartesi

matchmaking

sen kibritin hiç yanmayan ucunda, birinin hayatından geçmiş oldun.

23 Kasım 2010 Salı

soverypapercutoutsofme

hiç canınızın hem dondurma, hem turşu, hem de pizza çektiği oldu mu?


aynı anda olmak zorunda değil.
sırayla.
her şey zamanla...

18 Kasım 2010 Perşembe

kimi aşklar hiç bitmezmiş, bizimkisi bitenlerden...

ben demedim
Teoman dedi
o bağışlamış hepsini
hem beni, hem kendini
o kadar yokmuşum ki
Teoman dedi
bana demedi
birlikte ama yalnız iki yabancı
ya dedi
duymuş bulundum ben
hazır bulunmuşken de bir daha kaybolmadım ben
kaybolanlar aklımdaydı
unutmuşçuluk oynuyordum.
iyiydim de üstelik,
-mış gibi yapmayı biliyordum
neredeyse kendim bile inanıyordum
sonra sobelendim
yanınca mızıyan çocuklar gibi
ebeyi tekmeledim
ayakkabımın burnuyla toprağı eşeledim
ki, kalkan toz gözüme kaçsın
kimse ağlıyorum sanmasın
sonra "tamam tamam, hadi baştan" dediler
'tamam tamam lütufkarlığı'nı gururuma yediremedim
oynamıyordum ki hiç ben, dedim
ben hiç oynamadım ki
size öyle gelmiş
hem toz bu, kaçıvermiş
hem...
hem, hiç de bile...

bir hıh silkeledim omzumdan
bahçeme kaçtım
arkamda bir yarım oyun,
sayılmamış bir sobe,
bir kırık ebe
'mızıkçısın sen' diye bağıran,
duymamış gibi yaptığım.
sensin!
sensinsensinsensinsensinsensinsen








yaralarımız ağır değildi
neyin bildin ki değerini

14 Kasım 2010 Pazar

I promise you...me

.

The Civil Wars diyor ki;


I don't love you but I always will

Your mouth is poison, your mouth is wine

I don't have a choice but I still choose you

Your hands can heal, your hands can bruise


Ve dün bir kadın dedi ki;


'15 years ago, I made a choice. And I keep making it every day.'





The Civil Wars - Poison & Wine

15 Mayıs 2009 Cuma

note to self

bugün 15 Mayıs.
hiç öyle özel bir anlamı filan yok benim için
odamın açık pencerelerinden gelen serin rüzgar
kulağımdaki şarkının ritmine uygun kıpırtısı içimin
4. kata kadar uzanan pencere önü ağacımın yeşili
güneş ışığının atmosfere düşme açısıyla yaşadığı kırılma sonucu maviye boyanmış gök
ve hamd edeceğim onlarca lûtfa muhattap kılınmışlığım dışında...

ben baharı seviyorum.
bahar da beni seviyor mu?
gerçi o baharın sorunu :)