20 Mayıs 2012 Pazar

(yuz) uc


Ben de iyiyim iste. Biraz dusup, biraz kalkmada...sendeleyip, ofkelenip, toparlamaktayim. Ters gidince bir seyler, oracikta birakip her bir seyleri cekip gitmek isteyen yani icimin kapiya dikti gozunu. Yollarin onlarca alternatife bolundugu kaygan zeminli kavsaklarda ayagi kayiyor sinsi sabirsizligimin. Icim uc yasinda. Oyuncaklarini toplayip eve donmek istiyor.

17 Mayıs 2012 Perşembe

deadends

bademgozlumbeniunutbugemibirkaratabutlumbarindangirenolurbaliktuttukyiyenolurelimizedegenolurcurukyumurtadancurukbendenyapacagincocukbademgozlumbeniunut

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Gozlerini kapatirsin, o insansin.

Baska biri oldugun bir zamana dair sorular duser gunune. Ve o gece, o kisi olarak girersin yataga. O kisinin dusunceleri kol gezer aklinda. O kisiye ait bir turku yumruklar gogus boslugunu. Ellerine degse gozlerin, o kisinin ellerini gorursun. Onun, arkan, sagin, solun sobe. Saklanmadin. Ebe!


10 Mayıs 2012 Perşembe

let it be




önce korktum, sonra öfkelendim, ardından afalladım, sonra çözümledim. 
pek çok kez bildim sandım aslında bilmeden. kimi cevaplar buldum da.
bulamadıklarım bulduklarimi dover, dogduklarina pisman eder.

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Batman Badman Madman

Kanatlari var insanin ama insanin haberi yok. Bazen bir geriliyorlar ruzgara karsi, hoooop havalanmissin, kucucuk kalmis sehirler...


mizimaktan mizik

sevgili ben,

çok sevdiğim bazı huyların var. o huylarınla huylandığında sana bayılıyorum. yani bin tane ben serseler önüme, yine beni seçerdim diyorum. bir analist görse, 'ahan da narsistik insan.... bu vakanın ödipal döneminde...' diye başlardı, o kadar. bir de sevmediğim huyların var ki... o huylarınla huylandığın zaman da gozume gorunmesen daha iyi.

mesela, kendi kendini egleme biçimlerine hayranım. olağan bir konuşmanın içindeyken, kendi kafanda kurduğun ve sadece orada tuttuğun, kendi kendine güldüğün esprilerine bayılıyorum. mizah insanı zeki kılarmış gibi bir anlayışım var galiba. sen şaka yaptıkça kafamın içinde, zekanın önünde bir keskin sıfatı beliriyor ve her yeni atışla biraz daha keskinleşiyor gibi. seninle yaşamak eğlenceli oluyor böyle zamanlarda.

bazen de mızımana uyuz oluyorum, -mızımak, mızıkçılığın suyunu çıkarmak manasında, vurgulu. kafana bir şeyi takmaya gör, bir perde yapıyorsun ve çekiyorsun gözlerinin önüne. dusun dur ondan sonra, ne zaman biterse artik. ay ne sinirsin. hepimiz olecegiz en sonunda, bu neyin telasi? bi silkelen allasen! keyfimize bakalim.
 

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Hug Me

Sarilmanin da sanati var azizim. Cevremdeki insanlarin bir kismi bildigin Turk usulu sariliyor. Biraz sag omuz, biraz sol... Bazilari ucluyor. Sen ikide durmusken o uce hamle yapinca bir enteresan duraksama oluyor. Ayni sey tek omuz sarilan kulturlerle benim aramda da oluyor. Ikinci hamlenin ortasinda fark ediyorum ki, o sarilma bitmis coktan karsimdaki icin. Ben hamleyi geri cekerken o bir hamle daha yapiyor filan...oyh! Butun bunlari niye anlatiyorum? Sarilmak guzeldir de ondan.




Ahaha. Bir de bu huglar var. Gulerim ben onlara :)

2 Mayıs 2012 Çarşamba

for the love of...

Sahne I.

Esas adam sahneye girer. Sendeler esas kadin. Gulumser adam kimsenin bilmedigi bir seyi biliyormus gibi. Kimsenin bilmedigi o seyi kadin da bilmiyordur. Sonra gece olur, sohbet olur, gercege dokunur, simdiden seker, gecmise doner, sonraya sicrar. Sonra cay. Sonra muhabbet. Sonra "be my wife'.  


28 Nisan 2012 Cumartesi

Baskasini ovme bicimi olarak kendini yerme

Hic bilinmez niye yapar insan bunu. Yapar ama. Belki de ya hep, ya hic dusunme bicimi buraya tasiyor bizi. Biri daha mahirse bir seyleri yapmada, ona hep olmak duser. E kaldi mi geriye hic? Sanki bolunmez, bukulmez bir sey gibi meziyet. Duruyor oyle ortada, bir tane. Nezaketten birbirimize ikram ediyoruz, Yok, sensin...Aa..olur mu oyle sey, sensin. Tabi butun bunlar soylenirken bir de enteresan durum olabilir, karsindakinin seninle hemfikir olmasi. Hakikatten de hicsin miirim, durumu. Yok canim ben beklemiyorum oyle ovgu filan desek de, yalanlanmazsa ortaya attigimiz hipotez, cok bi fena bozuluyoruz.

Icimde bir sey kizdi bana gecen, biriyle ilgili iyi bir sey soyleyeyim derken kendimi harcadim. Hem de bozuk para gibi. Zarifti muhattabim, hemfikir olmadi. Da... ben niye ortaya kendimi yok sayan bir fikir attim, onu bilemedim.

"Allasen sen otur abi, ben zaten cikiyordum."


20 Nisan 2012 Cuma

güm güm güm atma şöyle

Kiskanclik, aralik kalmis bir pencere gibi. 'Cok dusme ustune, şimarmasin, gosterme sevgini oyle cok'lar ulkesinde, tam kapatilmamis bir perde. Diyor ki kiskanclik, benim ol sen...baskasinin olma fikrinin dahi mumkun olmadigi bir olmakla benim ol. Var olmak yeniden anlamlansin. Saklanmiyor. Hesaplamiyor. O ikiyse ben üç olmayayim, demiyor. Oyle bir tutku çikartiyor ki gogsunden; korkmuyor, durmuyor, uslanmiyor. Bir usul ofkesi var. Tutmazsan tutusacak. Tutarsan kizil ates. Benim benim benim, diyor. Ne zaman gorsem benzer sahneleri, hep kocaman kocaman gulumsuyorum, Ayse Ali'yi seeeviiiyoo, Ali Ayse'ye ööölüüüyoo. Cunku kiskanclik, olmaya calisitigindan cikarip oldugun yapiyor seni, şak diye!


19 Nisan 2012 Perşembe

pencerede beklesem daha cabuk gelir misin

dedi ki; öptüm, sardım, kokladım.
burnumun ucunda tüttü. 
sızladım, sızladım.



15 Nisan 2012 Pazar

siradaki sarki hayatimizdan gecen tum ayilara gelsin

Adı Aliş'ti. Pembeydi. Ayıydı. Onyüzbinmilyon baloncuk yutan kızların demiydi o zamanlar. Her gece ona sarılıp uyurdum. Yumuşaktı. Eğer doğru açıda durursam, gözlerime bakan simsiyah gözleri vardı. Pembe tüylü kollarının ucunda avuçlarını temsil eden beyaz kumaş parçaları... Ben bırakmadıkça, bırakmazdı elimi. Tutardım beyazından, anlatır da anlatırdım. "Sonra Aliş, ogretmen bana sen soyle dedi.... e tabi Aliş ben de kalktim dedim ki..." Geceleri annem beni örterdi, ben onu. Uykuya dalmadan hemen önce bir daha sıkıca sarılır, tüylü alnından öperdim. Sabah uyanmış olurdu o benden önce. "Günaydın Aliş, iyi uyudun mu?" Birgün okuldan döndüğümde iki kulağından camasir ipine asilmis halde buldum onu. Annem dedi ki "Kirlenmişti. Bak tertemiz oldu." Hiç de bile kirlenmemişti. Ama bizde, kirliye temize annem karar verirdi. Kirlense de güzeldi oysa. Alis'ti o. Benimdi. Yikandiktan sonra tüyleri bir tuhaf olmuştu. Azalmadi sevgim ama. Bir kere sevdim mi bir daha vazgecmemeye programlanmistim. Yine öperdim alnından aksatmadan, yine örterdim sıkı sıkı. Lakin sonra, kader ayirdi bizi. Daha dogrusu, annem ayirdi. Ayılara meyli olur diye mi korktu bilmem, birgün eve geldiğimde Alis yoktu. Ona ne yaptigini bana hic soylemedi. Ters tepti ama bu mudahale. Fazlaca meylim oldu ayilara. Her ayida onu aradim. Her ayi biraz Alis'ti ama hicbiri tam anlamiyla o olmadi.

Unutulmadın Aliş!


13 Nisan 2012 Cuma

do not paralyze me

Biri heyecanlanir, mutludur, bir sey beklemektedir, yurumektedir bir seye dogru, kipir kipirdir, guler gozlerinin ici...sevinirsin.

Bir yol vardir yolu maviye cikan, onunden gecmis ama uzerinde yurumemissindir hic, gidip maviye bakarsin, yetmez boyun, kaldirimin kenarina cikar parmak uclarina basarsin, yuzune yuzune vurur ruzgar, mavidir, guzeldir...sevinirsin.

Kalem alirsin bir tane, sonra kagitlar secersin, oturup kelimeler dizersin sonra kagitlar uzerine, uzaktir, yarendir, candir, kelimelerini elinde tuttugu gunu hayal edersin, yuzunde bir gulumseyis vardir dusunde, neye ne kadar guler bilirsin...sevinirsin.

Nisan'dir sonra. Bahardir filan. Henuz cokca ruzgar, bolca masaldir. Iyidir, hostur, haller icinden bir haldir. Gelir, guler, guldurur. Hafiflersin.

V.yaka was here.


11 Nisan 2012 Çarşamba

Taste it.


"Bir tadina bak, ne olacak?" diyorsun da iste mesele ol. Olmayacagindan muzdaribim ben sahsen. Indir o chopstickleri, kirmayayim...kalbini.


6 Nisan 2012 Cuma

atesle yaklasmayiniz...


...ya da yaklasiniz. tutusuruz boyle beraber, oh ne guzel. eglence olur.